top of page

SIRRIN FİZİĞİ

Neşe Akan

Giriş

İyi, hep daha iyi... Daha iyi hissetmek isteriz. Daha iyi koşullarda yaşamak… Daha başarılı olmak… Daha mutlu olmak isteriz, daha çok sevilmek. Bunlara ulaşmak için duygularımızın, davranışlarımızın güçlenmesini, değişmesini isteriz. Dönüşmek isteriz. Dünyanın neresinde olursanız olun, özellikle kalabalık şehirlerdeyseniz; dönüşüm çabaları için sürekli bir yol arayışı, aynı zamanda ciddi vakit ve nakit tüketimi söz konusudur.


Dönüşüm konusu eğer duygu-durum bozukluğuysa, bireyin iki yüz ellinin üzerinde tanımlanmış psikolojik rahatsızlıktan bir veya birkaçına sahip olduğu teşhisini takiben, dört yüzden fazla psikoterapi modelinden bir veya birkaçı uygulanarak, bireyin davranış modelini “değiştirmek istemesini” sağlamak hedeflenir. Tavsiye ve telkinler yoluyla farklı bakış açıları kazandırılması ve bu sayede bireyin bu bakış açısını davranışlara, davranışlarını alışkanlıklarına taşıması hedeflenir. Konuşma terapisinin yeterli olmadığı durumlarda, ilaç ve benzeri tıbbi desteklerden faydalanarak bireyin yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır. Müdahale alanı özellikle duygu ve davranış kalıplarını etkilemek üzerinedir.


Konu, yaygın adıyla kişisel gelişim olarak bilinen, daha iyiyi sergileme becerisi ve motivasyonu kazanma ihtiyacıysa; bu defa onlarca yöntemden bir veya birkaçının özlerindeki telkin, modeli örnek alma, motivasyon, çapalama ve/veya otohipnotik araçlar vasıtasıyla dönüşüm hedeflenir. Kişide şartlanma veya istek unsuru oluşturulması, iç motivasyonun yükseltilmesi ve böylelikle kişinin davranış kalıplarını değiştirmesi amaçlanır. Müdahale alanı daha çok istek yaratma, şartlandırma ve bedensel enerji akışını dengeleme üzerinedir.


Yelpazenin hem tanı hem de çözüm araçları açısından bu kadar geniş olması doğaldır, çünkü her birimizin farklı parmak izi olduğu gibi, her birimizin zihni de “kendi yaşantısıyla inşa edilmiş” farklı bir desendedir. Sonsuz varyasyondaki zihin desenine tek bir kalıpla çözüm sunmak mümkün olmadığından, çözüm sunma yöntemleri çözümün gerçekleşeceğine inandığı “bölgeyi” odağına alarak, belli bir hareket noktası benimser. Günümüzde, profesyonel destek veya kişisel gelişim veya enerji dönüşümü özüyle tanımlanan yöntemlerin benimsediği ortak hareket noktası esasen bireyin bilincine veya bilinçaltına yüzeydeki “yeni davranış” modelini gerçekleştirebileceği kanaatini ve/veya isteğini yerleştirmektir.

Bu kitapta, şimdiye dek bilinen yöntemlerden tamamen farklı bir hareket noktasından yola çıkılarak, “kişiye özel bütünsel zihin deseni” ele alınmıştır. Bütünsel zihin desenine sistematik bir biçimde dokunularak (yüzeydeki veya zemindeki duygu, davranış ve alışkanlıklara herhangi bir tavsiye, telkin, şartlandırma vb. etki altında bırakıcı araçlar uygulanmadan) zihin deseninin değişebileceği ve bu sayede yüzeydeki duygu, davranış ve alışkanlıkların da “kendiliğinden” dönüşebileceğinin açıklaması ReBrain Teorisiyle yapılmıştır. Zihinde duygu oluşumunu ve zihnin duygu-davranış çözümleme mekanizmasını merkeze alarak geliştirilmiş “zihin örüntüsü dönüşümü”yöntemi, ReBrain Metoduyla açıklanmıştır.


Kitabın merkezdeki hedefi her okuyucu kesiminden insanı ReBrain Metoduyla tanıştırmak, metodu en verimli biçimde kullanabilmelerini sağlamaktır. En sade okuyucunun, “Bu metot bana ne verecek?” sorusunu, en sade biçimde bir benzetme ile özetlemek faydalı olabilir. Ünlü bir konuşmacının seminerinde olduğunuzu hayal edin. Motive edici, ilham verici tavsiyelerini dinler, her ne diyorsa yaşamınıza uygularsanız istediğiniz o sonuçları alacağınıza inanırsınız. Veya bir profesyonel destek çalışmasından çıktığınızda, mevcut durumunuzun sebeplerini, değişmesi için atmanız gereken adımları ve sahip olmanız gereken bakış açısını bilerek oradan ayrılırsınız. Konu her ne olursa olsun bu tavsiyelerin haklılığını bilir, kendiniz için neyin iyi olduğunu bilir, neleri değiştirmeniz gerektiğini bilir ancak bir noktada hep takılırsınız: “İstiyorum, yapmam gerek biliyorum ama yapamıyorum. Sürdüremiyorum.” Yapamamanızın sebebi, bunları başarmış olan konuşmacı ile sizin zihin deseninizin birbirinden çok farklı olmasındandır. Zihin deseniniz aynı kaldığı sürece sonuçlarınız da doğal olarak aynı kalır. ReBrain Metodu, almak istediğiniz sonuçlara uygun biçimde mevcut zihin deseninizi olumlu bir versiyonuyla değiştirir. Böylece, konunuz her ne olursa olsun cümlenizin “…ama yapamıyorum. Sürdüremiyorum.” kısmını “…ve yapabiliyorum. Sürdürebiliyorum.” ile değiştirmenize imkân verir.

Metot, işlenen zihin alanının devasa boyutuyla kıyaslandığında; oldukça sade, kişinin kendi kendine uygulayabileceği, ölçülebilir ve sonuçları sürdürülebilir araçlar içermektedir.

 

Tüm bunlarla birlikte kitabın içerik ve sunum şekli; tanımın içi boş mu, dolu mu bilmeden, sunulanı öylece almak yerine; bireyde, sunulanı bilimle sorgulayarak alma bilincini geliştirmeyi hedefler.

Bütünü Tamamlama İhtiyacı

Dönüşüm hedefli çalışmaları yıllar içinde araştırırken ve deneyimlerken, üst katmanlarda çözümlenemeyen durumlar için zihnin işleyişini daha fazla anlamaya ve esasen orada işlem yapabilecek araçlara ihtiyacımız olduğu kanaatine sahip oldum. Bilim insanlarının keşfedip, geliştirip bizlere aktardığı bilgiler çoğaldıkça, istifade edilebilecek daha fazla materyali, inilebilecek daha derin katmanları ve dolayısıyla etkili yeni çözüm alanlarını keşfedebiliyoruz. Bilim, son ulaştığı noktada bizi biz yapan şeyin genlerimiz değil zihin haritamız olduğunu söylüyor. Ve bilim çok çarpıcı bir şey daha söylüyor: zihin haritamız dönüştürülebilir! Bu çok anlaşılabilir bir tespit çünkü ilkel benlik dürtülerimiz haricince zihnimizin doğuştan standart bir mantığı yoktur. Ona yaşamın herhangi bir anında, hangi duygu refleksli elektrik sinyali gönderilirse, noktasal olarak onu işler. Bu örüntü içinden de duygu işaretlerine dönüştürülmüş elektrik sinyallerinin her birini referans alıp, duygu ve davranış kalıplarımızı düzenli olarak günceller. Böylece sadece kendimize özgü bir algoritmayla işlenmiş, sayısız linkleri olan bir Duygu-Zihin haritamız oluşur.

Zihin işlem yaparken o ana dek oluşmuş haritamızın bizim için olumlu veya değil kısmıyla ilgilenmez. Sadece işleme ve işlediğine dayalı değerlendirme görevini yerine getirir. Zihin inisiyatif kullanmaz, sadece işini yapar. Haritaya yansıyan her bir elektriksel vuruş, zihnimiz için, “bizim” yaşamı nasıl yorumlayacağımıza dair birer referanstır. Referanslarımızın benzerleri yan yana geldikçe, bütünsel algoritmamızı oluşturan mantıksal sınamalarımız, ardından duygu ve davranış kalıplarımız, ardından alışkanlıklarımız, ardından da alışkanlıklarımızın yaşama yansımaları oluşur ve nihayetinde biz oluruz. Bizi şimdiki biz yapan şey budur.

Bir öncekinin bir sonrakini beslediği bu adımlar gözden geçirildiğinde, şu özet tablo ortaya çıkar: 1) Duygu elektrik sinyali anı, 2) Sinyalden alınan referans duygu, 3) Referans gruplarının oluşturduğu mantıksal sınama, 4) Bütünsel algoritma, 5) Duygu kalıpları, 16 17 6) Düşünce/Davranış kalıpları, 7) Dışavurum kalıpları (alışkanlıklar, çevre ile iletişim, yapabilirlikler vb.)

Bireyin dışavurum kalıplarında dönüşüm amacına yönelik mevcut yöntemleri incelediğimizde, tamamına yakınında 5. ve 6. adımlardan birinin veya ikisinin olumlu yönde değişebileceğine dair bilinç veya bilinçaltı ikna edilerek, 7-6-5 veya 5-6-7 sıralamasıyla dönüşümün hedeflendiğini görürüz. 1. adımı dikkate alan çok az sayıda uygulamada ise, “belirli bir mevcut/geçmiş olay” merkeze alınarak, uyaranlarla/metaforlarla 2. adımda duygu dönüşümüne dair istek oluşturulup, enerji blokajlarını giderme ve bu sayede 2-5-6-7 sıralamasında dönüşüm hedeflenir. Burada, zihinde sadece bir tek değil çok sayıda 1. adımların 2. adımlarla ve çok sayıda 2. adımların da 3.’lerle şekillenerek 4. adım ağında diğer bağlantılarla etkileşime girdiği dikkate alınınca; kalıcı ve genele etki edici bir tablo için daha en başta 3. ve 4. adım taranmamış ve tamamlanmamış olmaktadır.

 

Tüm bu adımlar bir elektrik devresi misali birbiriyle sıralı olarak bağlantılıyken ve biri bir sonrakini besliyorken, burada açık bir biçimde zihnin işlem akışıyla uyumlu bir metot ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu akış dikkate alındığında görülmektedir ki, zihnin işlem akışıyla uyumlu bir metodolojiye sahip, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir çözümleme yöntemiyle birinci adımda uygulanan etkin dönüşüm, diğer tüm adımların sıralı olarak (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7) ve “kendiliğinden” değişmesini sağlayacaktır. Bu akış sayesinde bütünsel, güvenli ve kalıcı iyilik hâlini hedefleyebiliriz.

 

Bu kitap, hem zihni anlama çabasını, zihinde duygu oluşumu ve çözümleme yollarına dair teorisini hem de dönüşüm için ölçülebilir ve sürdürülebilir araçlara sahip çözümleme yöntemini bir arada sunan özgün bir çalışma niteliğindedir.

Bilimle İzah İhtiyacı

Düşünebilen zihinler olarak, öncelikle gerçeği bir bütün olarak anlamaya ihtiyacımız vardır. Gerçeği “olduğu gibi” anlamaya ihtiyacımız vardır. Gerçeği bir bütün olarak olduğu gibi anlamak için de bilimle izahına ve bilimle anlamaya ihtiyacımız vardır. Aksi takdirde, dikkatimiz dağılır. Kendimizi, önerilen yöntemi başarıyla uygulayabilen adaylardan biri olamama riskini almış olarak, her ihtimali dener hâlde buluruz. Son zamanlarda o kadar çok sayıda yöntemin adı, ilgili olmadığı hâlde çeşitli kaygılarla tanımın içi doldurulmadan bilim ve kuantum kelimesiyle birlikte anılmakta ki, bu kitapta “Kuantum ve kuantum teorisi/fiziği/mekaniği gerçekte nedir? Ne değildir?” eğer bugüne dek ilgi alanınızda olmamışsa, giriş seviyesinde bilgilenmemiz hedeflenmektedir.

Ayrıca, bilim insanı olmadan da bilimi merak edip araştırma hevesini tetiklemek tüm okuyucular için geçerli olmakla birlikte, özellikle gençlerin fiziğe ve genel anlamda bilime sempati geliştirmesi bu kitabın sunum şeklinin başlıca hedeflerindendir.

Kitabın sunum içeriğinin bir diğer hedefi de okuyucunun ve dolayısıyla uygulayıcının bilimle 19 anlayarak karar verme hakkını kendisine teslim etmektir. Her ne yapıyor olursak olalım, ne yaptığımızı bilerek yapmaya hakkımız vardır. Evrende her şey fizik kanunlarına tabiidir. Doğal olarak duygu ve davranışlarımızın oluşumu da kaydı da dönüşümü de bugüne ve geleceğe yansımaları da fizik kanunlarıyla uyumlu bir biçimde gerçekleşir. Bu kitapta, zihninizin derinliklerini ve dönüştürme araçlarını, evrenin en sağlam açıklama aracı fizikle ve sade bir lisanla tanımlanmış hâlde keşfetmeniz hedeflenmiştir.

ReBrain Teorisi, “uygulamayı bir bütün olarak, olduğu gibi ve bilimle anlama” ihtiyacına; ReBrain Metodu ise uygulama kolaylığı, metodolojik yapısı, ölçülebilirliği ve kalıcı sonuçlar sunma özellikleriyle çözümleme ihtiyacına güçlü birer cevap niteliğindedir. Bu kitaptaki yolculuğunuz, kendi içinize olduğu kadar; aynı zamanda bir fizik deneyimcisinin gözünden zihnin yaşantıyı kaydetme, yorumlama ve çözümleme araçlarına dair ilk kez karşılaşacağınız önermelerle, bir yeni keşifler yolculuğudur.

Dortmund / Almanya

ReBrain genel merkezi yakında açılıyor.

Mail listemize abone olun.

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz.

Ücretsizdir ve sadece yararlı tavsiyeler/bilgiler içerir.

©Copyright. 2016 ReBrain®. All rights reserved. Any distribution or reproduction of part or all contents in any forms of this website is prohibited.

Yasal Uyarı: ReBrain ve ReBrain-Pro metotları ve bu metodların tanıtılacağı, uygulanacağı etkinlikler, herhangi bir tedavi veya terapi yönteminin yerini almaz, herhangi bir hastalık tanısı koyma ve tedavi etme amacı taşımaz; ReBrain'deki yeni nesil teknolojinin doğal sonucu olarak bireylerin, sahip oldukları sağlıklı işleyen temellerini ortaya çıkarmalarını ve yaşam kalitelerini arttırmalarını hedefler.

 

 

bottom of page